5 sonuç gösteriliyor

  • AMİNO ASİT

    Yapraktan kullanıma mahsus aminoasitlerin uygulanması, genel olarak bitkiler tarafından ve özellikle büyümenin kritik aşamalardaki gereksinimlerine dayanır. Bitkiler Stomalar yoluyla Aminoasitleri emer. Bu işlem çevre sıcaklığına orantılıdır. Aminoasitler, Protein Sentezi sürecinde temel bileşenlerdir. Yaklaşık 20 önemli Aminoasit, her bir işlemin sürecine katılır. Araştırmalar, Aminoasitlerin doğrudan veya dolaylı olarak bitkinin fizyolojik faaliyetlerini etkileyebileceğini kanıtladı. Protein Hidrolizatı(Proteinlerin parçalanmaya uğraması sonucunda oluşan aminoasitlere verilen addır) ve yaprak spreyi şeklinde yapraktan ve toprağa eklenerek bitki beslemede kullanılır, protein sentezi için hazır yapı taşları sağlar.  Toprağın mikrofilorasını iyileştirmekte, böylece besinlerin asimilasyonunu kolaylaştırmaktadır.

    +90 532 702 54 45 hizmetinizde 7/24 tüm iletişim araçlarımız ışık ve mermi hızında çalışmaktadır

    www.tarimtedarik.org

  • DENİZ YOSUNU

    Deniz Yosunlarının Faydaları

    · Bitkinin direncini arttırır, büyümesini hızlandırır

    · Toprak için gerekli olan mikrobik aktiviteyi arttırır ve bu da bitkinin daha güçlü kök sistemlerine sahip olmasıyla sonuçlanır. Daha güçlü kök sistemleri bitkinin kök hastalıklarına karşı dayanıklı olmasını ve toprağa atılan mineral gübrelerden maksimum seviyede faydalanabilmesini sağlar.

    · Deniz yosunları birçok faydalarının yanında, bitkinin hastalıklara ve zararlı böceklere karşı doğal direnme yeteneğini de arttırır.

    · Topraktaki besin maddelerinin bitki tarafından alımını kolaylaştırır.

    · Bitkideki klorofil seviyesini arttırır ve bu da bitkinin daha fazla fotosentez yapmasına olanak sağlar. Ayrıca; klorofil seviyesinin artması, bitkinin yeşil aksanlarının daha gösterişli ve daha sağlıklı olmasına da imkan tanır.

    · Deniz yosunları değişik oranlarda biyolojik uyarıcılar, besleyiciler ve karbonhidratlar içerir.

    · Deniz yosunu özleri, bitki gelişimini düzenleyen doğal maddeler içerir. Başlıca tabii bitki gelişim düzenleyicileri; oksinler, sitokininler, indoller ve hormonlardır. Deniz yosunlarındaki bu bitki gelişim düzenleyicileri genellikle çok küçük miktarlarda bulunup, milyonda kısım mertebesindedir. Deniz yosunları, bu miktarın çok küçük bir yüzdesi ile bitki gelişimini düzenler.

    · Deniz yosunları bitkilerin soğuğa karşı dayanımını arttırır. Bünyesindeki bitki gelişimini düzenleyici maddelerin etkisiyle dokulardan çok sayıda su molekülünün uzaklaştırır ve boşalan yerlere hormonlar ile minerallerin geçmesini sağlar. Bu yer değişimi mekanizması sayesinde bitki çok düşük sıcaklıklarda bile hayatının sürdürebilir.

    · Deniz yosunları, içerdikleri hormonların etkisiyle bazı zararlı böceklerin dişileri tarafından salgılanan ve dişinin üreme isteğini erkek böceğe bildiren feromon ismindeki maddelerin üretilmesini engeller. Böylece; böceklerin çiftleşmeleri ve dolayısıyla üremeleri engellenmiş olur. Bu da; bitkilerin bu böceklerin zararlarından korunmalarını sağlar.

    +90 532 702 54 45 hizmetinizde 7/24 tüm iletişim araçlarımız ışık ve mermi hızında çalışmaktadır

    www.tarimtedarik.org

  • GOLD PLUS 10-40-10+ME

    BİTKİ BESİN ELEMETLERİ
    Bitkilerin yaşamaları için mutlaka gerekli olan elementlere bitki besin elementleri denir. Bitki yetiştiği
    ortamda bulunan yaklaşık 140 adet elementi bünyesine alır fakat bunlardan yalnızca 16 tanesi bitkiler
    için mutlak gereklidir. Bunlardan üçü organik maddenin temel bileşenleri olup, bitki bunları hava ve
    su yoluyla alır. Bu elementler Karbon (C), Hidrojen (H) ve Oksijendir (O).
    C, H ve O dışındaki elementler Makro ve Mikro besin elementleri olmak üzere iki guruba ayrılır.
    Makro besin elementleri miktar olarak bitkiler tarfından daha çok kullanılırken Mikro besin
    elementleri miktar olarak daha az kullanılırlar. Mikro besin elementlerinin bitkiler tarafından daha az
    miktarda kullanılması onları önemsiz kılmaz.
    Makro Besin Elementleri
    Azot (N), Fosfor (P), Potasyum (K), Kükürt (S), Kalsiyum (Ca), Magnezyum (Mg)
    Mikro Besin Elementleri
    Demir (Fe), Çinko (Zn), Bakır (Cu), Mangan (Mn), Bor (B), Molibden (Mo) ve Klor (CI)
    BİR ELEMENTİN BESİN ELEMETİ OLMASI KOŞULU
     İlgili element olmaksızın bitki gelişemez ve yaşam döngüsünü tamamlayamaz
     Bitkide yaptığı görevler o elemente özgüdür ve başka bir element tarafından yapılmaz
     Besin elementinin bitki metabolizmasıyla ilgili işlemlerde doğrudan görev alması gerekir
    BİTKİ BESLEMENİN AMAÇLARI
     Bitkisel verimin arttırılması
     Yüksek verime ulaşmadaki sınırlayıcı faktörlerin minimuma indirgenmesi
     Ürün kalitesini yükseltmek
     Gereksiz gübreleme yoluyla ortaya çıkabilecek çevre kirliliğinin önüne geçmek
     Toprakta alınabilen mineral elementlerin kayıplarını aza indirmek
    BİTKİLERDE BESİN NOKSANLIKLARININ NEDENLERİ
    Bitki Besin Elementlerinin Yarayışlılığı
    Torakta çeşitli şekillerde bulunan bitki besin maddeleri bitkiye sağladıkları yarar bakımından
    farklılıklar göstermekte ve bu farkların ortaya çıkmasında bu besin maddelerinin bitki tarafından
    alınabilen miktarları etkili olmaktadır. Tarımsal nitelikli topraklarda toplam miktarları çok olan fakat
    çeşitli nedenlerle (yüksek kireç, bozuk drenaj, yetersiz havalanma, yüksek pH) bitkinin
    yararlanamayacağı formlarda tutulan besin elementlerine çok sık ratlanmaktadır.
    Toprak Reaksiyonu (pH)
    Toprak reaksiyonu tüm bitki besin elemenlerinin çözünürlüğü, hareket kabiliyeti ve elverişliliğini
    etkileyen en önemli faktördür. Toprak pH’sının bitki gelişmesi üzerine olan en yaygın etkisi beslenme
    ile ilgilidir. Toprak pH değerleri bitki besin elementlerinin ayrışma olayları ile serbest hale geçmesini,
    çözünürlüklerini ve iyon tutucular tarfından tutularak depolanmasını etkiler. Organik maddedeki
    azotun parçalanması ve mineralizasyonu pH 6.0-8.0 düzeylerinde, fosforun elverişliliği pH 6.5-7.5
    arasında, potasyumun elverişliliği ise 8.5’den yüksek pH değerlerinde artmaktadır. İnorganik kükürtün
    alınabilirliği ise tüm pH düzeylerinde yüksektir.
    Molibden hariç tüm mikro (iz element) besin elementleri düşük pH düzeylerinde daha fazla alınabilir
    haldedir. Ancak bu durum belli bir pH düzeyine kadar devam eder. Örneğin pH 5.0’ın altında
    Bakır,Çinko ve Mangan’ın çözünebilirlik dereceleri tekrar azalabilmektedir.
    Besin Elementlerinin Birbirine Antagonistik Etkileri
    Besin elementleri arasındaki antagonizm, bir besin elementinin başka bir elementin alınabilirliği
    üzerine olumsuz etki yapması anlamına gelir. Toprakta çok yüksek miktarda bulunan bir elementin
    diğer besin elementlerinin bitkiye yarayışlılığını olumsuz yönde etkilediği pratikte çok rastlanan bir
    durumdur. Örneğin kireci yüksek topraklarda yetiştirilen, demir noksanlığına duyarlı bitkilerde
    kaçınılmaz olarak ortaya çıkan demir noksanlığı buna iyi bir örnek teşkil eder. Aynı şekilde kalsiyum
    fazlalığının neden olduğu potasyum ve magnezyum noksanlığı, fosfor fazlalığının neden olduğu çinko
    noksanlığı pratikte sık rastlanan antagonistik etkileşimlerdir.
    Toprağın Katyon Tutma Kapasitesinin Düşüklüğü
    Özellikle humusca fakir kumlu toprakların katyon değişim kapasiteleri oldukça düşüktür. Katyon
    tutma kapasitesi düşük topraklarda besin katyonları, toprakta iyi bir şekilde tutulmadıkları için
    kolayca yıkanabilir. Bu nedenle, katyon tutma kapasitesinin düşüklüğü besin elementlerinin alınabilir
    miktarlarının azalması sonucunu doğurur.
    Toprağın Fiziksel Özellikleri
    Toprağın fiziksel özellikleri besin maddelerinin alınabilirliğini sınırlandırarak beslenme bozukluğuna
    sebep olabilir. Örneğin toprağın sürekli aynı derinlikte işlenmesi sonucu oluşan ve adına pulluk tabanı
    denilen oldukça sert toprak katmanı, bitki köklerinin alt toprak katmanlarına ulaşmasını
    engellediğinden besin alımını azaltır. Aynı şekilde kötü toprak yapısı, bitki köklerinin geniş bir toprak
    kesimiyle temasta bulunmasını engellediğinden bitkinin topraktaki besin elementlerinden yeterince
    yararlanmasını önler.
    Biyolojik Faktörler
    Bitki besin elementlerinin bitkiler tarafından alınmasını güçleştiren veya engelleyen, dolayısıyla
    bitkilerde beslenme bozukluğu görülmesine neden olan bir takım biyolojik faktörlerde vardır.
    Bunlardan en önemlisi bitkilerde hastalık yapan virüs, mantar ve bakteri gibi zararlı
    mikroorganizmalar ve bitki zararlılarının etkileridir.
    Bitkilerde besin elementi noksanlığına neden olan diğer biyolojik faktörler arasında, toprakta yaşayan
    diğer canlıların besin maddesi için bitkilerle rekabeti ve toprak solucanlarının yetersizliğide önemli
    sayılabilir.
    Besin elementi için bitkilerle rekabet eden toprak canlıları, daha çok, yabancı otlar ve
    mikroorganizmalardır. Bu canlıların toprakta bulunan besin elementlerini kendi ihtiyaçları için
    kullanmaları, kültür bitkileri için noksanlık yaratabilmektedir.
    İklim Faktörleri
    Besin elementlerinin alınabilirliğini etkileyen iklim faktörleri yağış, sıcaklık ve ışıklanmadır. Yeterli
    sulama imkanı olmayan bölgelerde yaşanan yağış yetersizliği nedeniyle toprakta su miktarı azalır.
    Toprakta su miktarının azalması ise besin elementlerinin çözünürlüğünü azalttığı için besin alımı
    azalır.
    Hava ve toprak sıcaklığının düşük olmasıda bitkilerde beslenme sorunları yaratır. Düşük sıcaklık
    bitkide fizyolojik prosesleri yavaşlattığından besin elementlerinin bitkiler tarafından alımı düşer.
    Bunun yanı sıra düşük toprak sıcaklığında gübrelerin çözünürlüğü de azalır.

    www.tarimtedarik.org

  • GOLD PLUS 16-8-24+ME

    BİTKİ BESİN ELEMETLERİ
    Bitkilerin yaşamaları için mutlaka gerekli olan elementlere bitki besin elementleri denir. Bitki yetiştiği
    ortamda bulunan yaklaşık 140 adet elementi bünyesine alır fakat bunlardan yalnızca 16 tanesi bitkiler
    için mutlak gereklidir. Bunlardan üçü organik maddenin temel bileşenleri olup, bitki bunları hava ve
    su yoluyla alır. Bu elementler Karbon (C), Hidrojen (H) ve Oksijendir (O).
    C, H ve O dışındaki elementler Makro ve Mikro besin elementleri olmak üzere iki guruba ayrılır.
    Makro besin elementleri miktar olarak bitkiler tarfından daha çok kullanılırken Mikro besin
    elementleri miktar olarak daha az kullanılırlar. Mikro besin elementlerinin bitkiler tarafından daha az
    miktarda kullanılması onları önemsiz kılmaz.
    Makro Besin Elementleri
    Azot (N), Fosfor (P), Potasyum (K), Kükürt (S), Kalsiyum (Ca), Magnezyum (Mg)
    Mikro Besin Elementleri
    Demir (Fe), Çinko (Zn), Bakır (Cu), Mangan (Mn), Bor (B), Molibden (Mo) ve Klor (CI)
    BİR ELEMENTİN BESİN ELEMETİ OLMASI KOŞULU
     İlgili element olmaksızın bitki gelişemez ve yaşam döngüsünü tamamlayamaz
     Bitkide yaptığı görevler o elemente özgüdür ve başka bir element tarafından yapılmaz
     Besin elementinin bitki metabolizmasıyla ilgili işlemlerde doğrudan görev alması gerekir
    BİTKİ BESLEMENİN AMAÇLARI
     Bitkisel verimin arttırılması
     Yüksek verime ulaşmadaki sınırlayıcı faktörlerin minimuma indirgenmesi
     Ürün kalitesini yükseltmek
     Gereksiz gübreleme yoluyla ortaya çıkabilecek çevre kirliliğinin önüne geçmek
     Toprakta alınabilen mineral elementlerin kayıplarını aza indirmek
    BİTKİLERDE BESİN NOKSANLIKLARININ NEDENLERİ
    Bitki Besin Elementlerinin Yarayışlılığı
    Torakta çeşitli şekillerde bulunan bitki besin maddeleri bitkiye sağladıkları yarar bakımından
    farklılıklar göstermekte ve bu farkların ortaya çıkmasında bu besin maddelerinin bitki tarafından
    alınabilen miktarları etkili olmaktadır. Tarımsal nitelikli topraklarda toplam miktarları çok olan fakat
    çeşitli nedenlerle (yüksek kireç, bozuk drenaj, yetersiz havalanma, yüksek pH) bitkinin
    yararlanamayacağı formlarda tutulan besin elementlerine çok sık ratlanmaktadır.
    Toprak Reaksiyonu (pH)
    Toprak reaksiyonu tüm bitki besin elemenlerinin çözünürlüğü, hareket kabiliyeti ve elverişliliğini
    etkileyen en önemli faktördür. Toprak pH’sının bitki gelişmesi üzerine olan en yaygın etkisi beslenme
    ile ilgilidir. Toprak pH değerleri bitki besin elementlerinin ayrışma olayları ile serbest hale geçmesini,
    çözünürlüklerini ve iyon tutucular tarfından tutularak depolanmasını etkiler. Organik maddedeki
    azotun parçalanması ve mineralizasyonu pH 6.0-8.0 düzeylerinde, fosforun elverişliliği pH 6.5-7.5
    arasında, potasyumun elverişliliği ise 8.5’den yüksek pH değerlerinde artmaktadır. İnorganik kükürtün
    alınabilirliği ise tüm pH düzeylerinde yüksektir.
    Molibden hariç tüm mikro (iz element) besin elementleri düşük pH düzeylerinde daha fazla alınabilir
    haldedir. Ancak bu durum belli bir pH düzeyine kadar devam eder. Örneğin pH 5.0’ın altında
    Bakır,Çinko ve Mangan’ın çözünebilirlik dereceleri tekrar azalabilmektedir.
    Besin Elementlerinin Birbirine Antagonistik Etkileri
    Besin elementleri arasındaki antagonizm, bir besin elementinin başka bir elementin alınabilirliği
    üzerine olumsuz etki yapması anlamına gelir. Toprakta çok yüksek miktarda bulunan bir elementin
    diğer besin elementlerinin bitkiye yarayışlılığını olumsuz yönde etkilediği pratikte çok rastlanan bir
    durumdur. Örneğin kireci yüksek topraklarda yetiştirilen, demir noksanlığına duyarlı bitkilerde
    kaçınılmaz olarak ortaya çıkan demir noksanlığı buna iyi bir örnek teşkil eder. Aynı şekilde kalsiyum
    fazlalığının neden olduğu potasyum ve magnezyum noksanlığı, fosfor fazlalığının neden olduğu çinko
    noksanlığı pratikte sık rastlanan antagonistik etkileşimlerdir.
    Toprağın Katyon Tutma Kapasitesinin Düşüklüğü
    Özellikle humusca fakir kumlu toprakların katyon değişim kapasiteleri oldukça düşüktür. Katyon
    tutma kapasitesi düşük topraklarda besin katyonları, toprakta iyi bir şekilde tutulmadıkları için
    kolayca yıkanabilir. Bu nedenle, katyon tutma kapasitesinin düşüklüğü besin elementlerinin alınabilir
    miktarlarının azalması sonucunu doğurur.
    Toprağın Fiziksel Özellikleri
    Toprağın fiziksel özellikleri besin maddelerinin alınabilirliğini sınırlandırarak beslenme bozukluğuna
    sebep olabilir. Örneğin toprağın sürekli aynı derinlikte işlenmesi sonucu oluşan ve adına pulluk tabanı
    denilen oldukça sert toprak katmanı, bitki köklerinin alt toprak katmanlarına ulaşmasını
    engellediğinden besin alımını azaltır. Aynı şekilde kötü toprak yapısı, bitki köklerinin geniş bir toprak
    kesimiyle temasta bulunmasını engellediğinden bitkinin topraktaki besin elementlerinden yeterince
    yararlanmasını önler.
    Biyolojik Faktörler
    Bitki besin elementlerinin bitkiler tarafından alınmasını güçleştiren veya engelleyen, dolayısıyla
    bitkilerde beslenme bozukluğu görülmesine neden olan bir takım biyolojik faktörlerde vardır.
    Bunlardan en önemlisi bitkilerde hastalık yapan virüs, mantar ve bakteri gibi zararlı
    mikroorganizmalar ve bitki zararlılarının etkileridir.
    Bitkilerde besin elementi noksanlığına neden olan diğer biyolojik faktörler arasında, toprakta yaşayan
    diğer canlıların besin maddesi için bitkilerle rekabeti ve toprak solucanlarının yetersizliğide önemli
    sayılabilir.
    Besin elementi için bitkilerle rekabet eden toprak canlıları, daha çok, yabancı otlar ve
    mikroorganizmalardır. Bu canlıların toprakta bulunan besin elementlerini kendi ihtiyaçları için
    kullanmaları, kültür bitkileri için noksanlık yaratabilmektedir.
    İklim Faktörleri
    Besin elementlerinin alınabilirliğini etkileyen iklim faktörleri yağış, sıcaklık ve ışıklanmadır. Yeterli
    sulama imkanı olmayan bölgelerde yaşanan yağış yetersizliği nedeniyle toprakta su miktarı azalır.
    Toprakta su miktarının azalması ise besin elementlerinin çözünürlüğünü azalttığı için besin alımı
    azalır.
    Hava ve toprak sıcaklığının düşük olmasıda bitkilerde beslenme sorunları yaratır. Düşük sıcaklık
    bitkide fizyolojik prosesleri yavaşlattığından besin elementlerinin bitkiler tarafından alımı düşer.
    Bunun yanı sıra düşük toprak sıcaklığında gübrelerin çözünürlüğü de azalır.

    www.tarimtedarik.org

  • GOLD PLUS 20-20-20+ME

    BİTKİ BESİN ELEMETLERİ
    Bitkilerin yaşamaları için mutlaka gerekli olan elementlere bitki besin elementleri denir. Bitki yetiştiği
    ortamda bulunan yaklaşık 140 adet elementi bünyesine alır fakat bunlardan yalnızca 16 tanesi bitkiler
    için mutlak gereklidir. Bunlardan üçü organik maddenin temel bileşenleri olup, bitki bunları hava ve
    su yoluyla alır. Bu elementler Karbon (C), Hidrojen (H) ve Oksijendir (O).
    C, H ve O dışındaki elementler Makro ve Mikro besin elementleri olmak üzere iki guruba ayrılır.
    Makro besin elementleri miktar olarak bitkiler tarfından daha çok kullanılırken Mikro besin
    elementleri miktar olarak daha az kullanılırlar. Mikro besin elementlerinin bitkiler tarafından daha az
    miktarda kullanılması onları önemsiz kılmaz.
    Makro Besin Elementleri
    Azot (N), Fosfor (P), Potasyum (K), Kükürt (S), Kalsiyum (Ca), Magnezyum (Mg)
    Mikro Besin Elementleri
    Demir (Fe), Çinko (Zn), Bakır (Cu), Mangan (Mn), Bor (B), Molibden (Mo) ve Klor (CI)
    BİR ELEMENTİN BESİN ELEMETİ OLMASI KOŞULU
     İlgili element olmaksızın bitki gelişemez ve yaşam döngüsünü tamamlayamaz
     Bitkide yaptığı görevler o elemente özgüdür ve başka bir element tarafından yapılmaz
     Besin elementinin bitki metabolizmasıyla ilgili işlemlerde doğrudan görev alması gerekir
    BİTKİ BESLEMENİN AMAÇLARI
     Bitkisel verimin arttırılması
     Yüksek verime ulaşmadaki sınırlayıcı faktörlerin minimuma indirgenmesi
     Ürün kalitesini yükseltmek
     Gereksiz gübreleme yoluyla ortaya çıkabilecek çevre kirliliğinin önüne geçmek
     Toprakta alınabilen mineral elementlerin kayıplarını aza indirmek
    BİTKİLERDE BESİN NOKSANLIKLARININ NEDENLERİ
    Bitki Besin Elementlerinin Yarayışlılığı
    Torakta çeşitli şekillerde bulunan bitki besin maddeleri bitkiye sağladıkları yarar bakımından
    farklılıklar göstermekte ve bu farkların ortaya çıkmasında bu besin maddelerinin bitki tarafından
    alınabilen miktarları etkili olmaktadır. Tarımsal nitelikli topraklarda toplam miktarları çok olan fakat
    çeşitli nedenlerle (yüksek kireç, bozuk drenaj, yetersiz havalanma, yüksek pH) bitkinin
    yararlanamayacağı formlarda tutulan besin elementlerine çok sık ratlanmaktadır.
    Toprak Reaksiyonu (pH)
    Toprak reaksiyonu tüm bitki besin elemenlerinin çözünürlüğü, hareket kabiliyeti ve elverişliliğini
    etkileyen en önemli faktördür. Toprak pH’sının bitki gelişmesi üzerine olan en yaygın etkisi beslenme
    ile ilgilidir. Toprak pH değerleri bitki besin elementlerinin ayrışma olayları ile serbest hale geçmesini,
    çözünürlüklerini ve iyon tutucular tarfından tutularak depolanmasını etkiler. Organik maddedeki
    azotun parçalanması ve mineralizasyonu pH 6.0-8.0 düzeylerinde, fosforun elverişliliği pH 6.5-7.5
    arasında, potasyumun elverişliliği ise 8.5’den yüksek pH değerlerinde artmaktadır. İnorganik kükürtün
    alınabilirliği ise tüm pH düzeylerinde yüksektir.
    Molibden hariç tüm mikro (iz element) besin elementleri düşük pH düzeylerinde daha fazla alınabilir
    haldedir. Ancak bu durum belli bir pH düzeyine kadar devam eder. Örneğin pH 5.0’ın altında
    Bakır,Çinko ve Mangan’ın çözünebilirlik dereceleri tekrar azalabilmektedir.
    Besin Elementlerinin Birbirine Antagonistik Etkileri
    Besin elementleri arasındaki antagonizm, bir besin elementinin başka bir elementin alınabilirliği
    üzerine olumsuz etki yapması anlamına gelir. Toprakta çok yüksek miktarda bulunan bir elementin
    diğer besin elementlerinin bitkiye yarayışlılığını olumsuz yönde etkilediği pratikte çok rastlanan bir
    durumdur. Örneğin kireci yüksek topraklarda yetiştirilen, demir noksanlığına duyarlı bitkilerde
    kaçınılmaz olarak ortaya çıkan demir noksanlığı buna iyi bir örnek teşkil eder. Aynı şekilde kalsiyum
    fazlalığının neden olduğu potasyum ve magnezyum noksanlığı, fosfor fazlalığının neden olduğu çinko
    noksanlığı pratikte sık rastlanan antagonistik etkileşimlerdir.
    Toprağın Katyon Tutma Kapasitesinin Düşüklüğü
    Özellikle humusca fakir kumlu toprakların katyon değişim kapasiteleri oldukça düşüktür. Katyon
    tutma kapasitesi düşük topraklarda besin katyonları, toprakta iyi bir şekilde tutulmadıkları için
    kolayca yıkanabilir. Bu nedenle, katyon tutma kapasitesinin düşüklüğü besin elementlerinin alınabilir
    miktarlarının azalması sonucunu doğurur.
    Toprağın Fiziksel Özellikleri
    Toprağın fiziksel özellikleri besin maddelerinin alınabilirliğini sınırlandırarak beslenme bozukluğuna
    sebep olabilir. Örneğin toprağın sürekli aynı derinlikte işlenmesi sonucu oluşan ve adına pulluk tabanı
    denilen oldukça sert toprak katmanı, bitki köklerinin alt toprak katmanlarına ulaşmasını
    engellediğinden besin alımını azaltır. Aynı şekilde kötü toprak yapısı, bitki köklerinin geniş bir toprak
    kesimiyle temasta bulunmasını engellediğinden bitkinin topraktaki besin elementlerinden yeterince
    yararlanmasını önler.
    Biyolojik Faktörler
    Bitki besin elementlerinin bitkiler tarafından alınmasını güçleştiren veya engelleyen, dolayısıyla
    bitkilerde beslenme bozukluğu görülmesine neden olan bir takım biyolojik faktörlerde vardır.
    Bunlardan en önemlisi bitkilerde hastalık yapan virüs, mantar ve bakteri gibi zararlı
    mikroorganizmalar ve bitki zararlılarının etkileridir.
    Bitkilerde besin elementi noksanlığına neden olan diğer biyolojik faktörler arasında, toprakta yaşayan
    diğer canlıların besin maddesi için bitkilerle rekabeti ve toprak solucanlarının yetersizliğide önemli
    sayılabilir.
    Besin elementi için bitkilerle rekabet eden toprak canlıları, daha çok, yabancı otlar ve
    mikroorganizmalardır. Bu canlıların toprakta bulunan besin elementlerini kendi ihtiyaçları için
    kullanmaları, kültür bitkileri için noksanlık yaratabilmektedir.
    İklim Faktörleri
    Besin elementlerinin alınabilirliğini etkileyen iklim faktörleri yağış, sıcaklık ve ışıklanmadır. Yeterli
    sulama imkanı olmayan bölgelerde yaşanan yağış yetersizliği nedeniyle toprakta su miktarı azalır.
    Toprakta su miktarının azalması ise besin elementlerinin çözünürlüğünü azalttığı için besin alımı
    azalır.
    Hava ve toprak sıcaklığının düşük olmasıda bitkilerde beslenme sorunları yaratır. Düşük sıcaklık
    bitkide fizyolojik prosesleri yavaşlattığından besin elementlerinin bitkiler tarafından alımı düşer.
    Bunun yanı sıra düşük toprak sıcaklığında gübrelerin çözünürlüğü de azalır.

    www.tarimtedarik.org